Pegasus CEO Mehmet Nane: ‘Umudumuz ve Ruhumuzla Aydınlık Günlere Uçacağız`
Korona Virüsünün Havacılık Sektörüne Finansal Etkisi!
Pegasus’un ikinci “A321 Neo”su filoya katıldı
Vertical Aerospace, Yeni Nesil Seraph eVTOL Uçaklarını Dassault Systèmes`in 3DEXPERIENCE Bulut Sistemiyle Geliştiriyor
Airbus, Mart ayı sipariş ve teslimat rakamlarını güncelledi & üretim oranlarını Covid-19 ortamına uyarladı
Havaş Antalya Havalimanı’ndaki yeni Geçici Depolama Tesisini Hizmete açtı
Istanbul Sabiha Gökçen Havalimanı CEO’luk görevini Vekaleten Berk Albayrak Yürütecek



Pegasus CEO Mehmet Nane: ‘Umudumuz ve Ruhumuzla Aydınlık Günlere Uçacağız`

Issue 4 - 2020
Pegasus CEO Mehmet Nane: ‘Umudumuz ve Ruhumuzla Aydınlık Günlere Uçacağız`
Pegasus Genel Müdürü Mehmet Nane, dergimiz yazarlarından Muhammed Yılmaz’ın video sitesi, Boardinginfo için kamera karşısına geçti. 1 Nisan tarihinde gerçekleşen canlı söyleşide Genel Müdür Nane, Coronavirüs sürecinin havacılık sektöründe yarattığı tahribatı, gelecek dönem öngörülerini, firma olarak stratejilerini ve uzun süredir yapımı devam eden İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki 2’nci piste dair sorulara ilk kez ve samimi cevaplar verdi. Birçok konuya ışık tutan bu özel video söyleşinin, önemli kısımlarını siz Aviation Turkey okuyucularımızı için yeniden derledik.

Muhammed Yılmaz: Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Sayın Mehmet Nane`nin ofisindeyiz. Gündem biliyorsunuz çok yoğun bütün dünya koronavirüs salgını ile uğraşıyor ve havacılık endüstrisi de korona virüs salgınından en fazla etkilenen sektörlerin başında geliyor. Dünyanın hemen hemen bütün küresel havayolu şirketleri uçakların yüzde 95’lere varan oranda yere indirdi. Operasyonlar neredeyse sıfırlanmış durumda ki Pegasus da bu şirketlerden bir tanesi. Filosundaki uçakların tamamının geçici olarak yerde olduğu bir havayolunun Genel Müdürü olarak içinde bulunduğumuz süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mehmet Nane: Sadece havacılık sektörü değil, birkaç sektör hariç, tüm sektörler bu krizden tarihte hiç görülmemiş bir şekilde negatif etkilendi. Çünkü bu daha önce bizim karşılaştırdığımız ekonomik ya da bu tür benzer salgın süreçleriyle aynı düzeyde ilerlemiyor. Hızlı yayılım sonucu meydana gelen ölümler, maalesef bu krizi dünyadaki herkesin hatırlamasına neden olacak. Bu gözle baktığımızda, ekstrem bir durum olduğu anlaşılıyor. Tabii ki bu tarz olağanüstü durumlarda farklı eylem planları ve uygulamaların hayata geçirilmesini de doğal karşılamak gerekiyor. Diğer krizlerin hemen hemen hiçbirinde hayat bu şekilde bir durma noktasına gelmemişti. Ülke sınırlarının kapatılması, sokağa çıkma yasakları gelmemiş, hastaneler kapasitesinin üzerinde hizmet vermemişti. Böyle olunca her ülke kendi içine dönmeye başladı. Tüketim, ağırlıklı olarak sağlık ve gıda etrafında dönmeye başladı. Onun haricinde hiçbir tüketimin olmaması durumunda hizmet ve ürün üretiminde de sorunlar ortaya çıkıyor. Özellikle de dünya çapında yasakların olduğu bir ortamda, bu durumdan etkilenen ana sektörlerden bir tanesi de havacılık sektörü oldu. Seyahat talebi sıfıra indi. En son da 28 Mart tarihinde alınan kararla yurt içi uçuşlar durduruldu ve ancak ilgili valiliğin izniyle belli standartlarda yapılmasına karar verildi.

Muhammed Yılmaz: Sizin de yönetim kurulu üyesi olduğumuz Uluslararası Hava Taşımacıları Birliği (IATA) krizi gün be gün takip ederek, sektöre yansımalarının nasıl olabileceğini, sektörün yolcu ve mali kaybının ne olacağına dair çeşitli güncel senaryolar açıklıyor.  Bizde bunları yakında takip ediyoruz mart başında açıklanan raporla en kötü senaryoda bile 131 milyar dolarlık bir kayıp olabileceğinden bahsedilmişti ama krizin boyutu giderek derinleştikçe, IATA’da raporlarını güncelledi ve rakam gerçekten korkutucu boyutlara doğru ilerliyor. Son senaryoya göre 252 milyar dolara ulaşabilecek bir gelir kaybından bahsediliyor. Pegasus Havayolları, 252 milyar dolarlık mali kayıp senaryosu içinden ne kadar etkilenecek? Diğer bir deyişle Havacılık endüstrisi küresel bazda çok önemli sektörken, 252 milyar dolarlık devasa kayıp bize ne ifade etmeli ve Pegasus bu sürecin şu an neresinde?

Mehmet Nane: IATA’nın ortaya koyduğu senaryo sadece kendi üyeleri olan ülkeler ve şirketlerinin ticari kayıpları, ama bu krizin dolaylı etkisi çok daha fazla olacak. Ziyaret amaçlı gittiğiniz yerde, otelde kalacaksınız. Restaurant’ta yemek yiyeceksiniz. İş amacıyla gidiyorsanız yeni iş bağlantısı yapacaksınız. Dolaylı olarak Turizmin, ticarete etkisi çok daha büyük olacak. Havayollarının ciro kaybını göz önüne aldığımızda ise Pegasus olarak benzer durum bizim için de geçerli. Mart ayının başında, IATA bu tahminlerini yayınladığında biz yurtdışına uçuyorduk, yurt içinde de uçuşlarımız vardı. Ülkemizde aldığı tedbirler sonucunda, 23 Mart`ta tüm yurt dışı uçuşlarımız durdu. Beş gün sonrasında 28 Mart`ta ise tüm yurt içi uçuşlar da durduruldu. Her gün ciro daha da azalmaya başladı. Pegasus olarak bu seneki yıllık ciro tahminimizi kabaca 2 milyar Euro kabul edersek, bu tahminimizin en az 1 Milyar Euro’sunu gerçekleştiremeyeceğiz. İlk üç aylık verilere kabaca baktığımızda biz bu cironun üçte birini yapmış durumdayız. Kalan süreçte, yurt içi uçuşların başlaması kaydıyla, 600 milyon euroluk daha ciro yaparız gibi bir düşüncemiz var. Ben inanıyorum, pozitif olacak, yani öngörülen 2 Milyar Euroluk cironun 1,5 Milyar Euroluk kısmını gerçekleştireceğimizi düşünüyorum. Temmuz ayından itibaren yurtdışı uçuşlarının da açılması şartıyla tabi ki. Şu anda biz bile net bir tahmin yapamıyoruz a-b-c-d diye farklı senaryolar kurguluyoruz. Sadece yurt içi hat açılırsa ne olur? Yurtdışı ve Yurtiçi hatlar açık olursa ne olur? Diye bir de bu senaryoların kendi içinde de alt kırılımları var. Biz borsaya açık, halka açık bir şirketiz. Normalde sene başında bir outlook açıklıyoruz öngörümüz budur diye. Ancak bu sene, bunu açıklayamadık çünkü her gün tedbirler ve önlemler daha artıyor. Eğer uçuşlara başlayacağımız tarih netleştirse ondan sonraki seyir çok daha net olacaktır. Bu tarih netleştiğince, biz de bu outlook ile ilgili çalışmalarımızı nihayetlendirmek ve bu yaptığımız senaryolardan bir tanesi ya da aradaki geçiş senaryolarından bir tanesini uygulamaya almış olacağız. IATA günlük verilerle havacılığın içinde olduğu zarara bakıyor. Daha geniş perspektiften baktığımızda turizminden, ticaretine kadar birçok ürün ve hizmet üreticisinin bundan negatif etkilenecek.

Muhammed Yılmaz: IATAnın açıkladığı raporlarda, bu sürecin V şeklinde bir düşüş, sonrasında hızlı bir çıkış trendinde değil de U şeklinde hızlı düşüş sonrasında dipte belirsiz bir süre kalış ve sonrasında çıkış olacağı anlaşılıyor. Birçok havayolu şirketi mevcut nakit akışıyla, bu senaryoya göre, faaliyetlerini devam ettirmesi mümkün gözükmüyor. Güçlü şirketlerin bile iflas etmesi olası. Bu sürenin 3 ayı bulması durumunda havayolu şirketlerinin tamamının iflas edeceği, korkutucu senaryolar da konuşuluyor. Özetle Pegasus Havayolları batabilir mi? Bu krizin sonrasında faaliyetlerinize devam edecek misiniz? Alternatif planlamalarınız nedir?

Mehmet Nane: Halka açık bir şirket olarak hali hazırda 2019 yılı açıklanmış, denetlenmiş mali raporlarımız var.  Mart ayının başında biz bunu halka açıkladık. Bilanço yapılarında, birtakım kalemler göreceksiniz, o kalemlerden bir tanesi de nakit varlıklardır. Bilançomuza borsanın resmî sitesine girerek ya da bizim kurumsal web sitemizden, uluslararası denetim şirketi tarafından denetlenmiş 2019 yılı sonu mali bilançomuzu görebilirler. Pegasus olarak öyle bir pesimist senaryomuz yok, umarım da olmaz. Biz finansal yapımızın güçlülüğüne inanıyoruz. Mali raporlarımız da bunu net bir şekilde ortaya koyduğuna inanıyorum.

Muhammed Yılmaz: Devlet yardımları bu süreçte çok ön plana çıkıyor. Bugün Boeing şirketi bile 60 milyar dolarlık ciddi bir rakamı devletten doğrudan talep etti. IATA’nın raporları ve diğer sektörel raporlar gösteriyor ki devlet yardımları olmadan havayolu şirketlerinin neredeyse ayakta kalması imkânsız gibi görünüyor. Pegasus Havayolları olarak devletten krizin başladığı günden itibaren doğrudan bir destek talebiniz oldu mu?

Mehmet Nane: Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı istikrar paketi yardımları sadece bir sektöre yönelik değil, tüm Türkiye’ye yönelik bir çalışmadır. Türkiye`de ilk 50 büyük şirket arasında yer alan önemli bir oyuncu olan ve 6600 kişiye istihdam sağlayan önemli bir şirket olarak, açıklanan bu destek paketlerinden, kendi payımıza düşen kısım kadar yararlanacağız. İlk etapta kısa süreli çalışma ödeneği ve bize tanınan 19 madden oluşan bir paketle ilgili tüm başvurularımızı yaptık. Burada zaman içinde sektör bazlı olarak bazı ayrışımlar olabilir. Kural koyucular ve bizler sürecin hala nereye varacağını bilemiyoruz. Bu yıl Pegasus olarak sadece bizim, gelecek yeni uçaklara yapacağımız yatırım miktarı yaklaşık 1 milyar dolar. Bu kriz bizi iki boyutta etkiledi. İlk olarak nakit çıktısı kontrol altına alınmak zorunda kaldı. Çünkü nakit çıktısı, nakit girdisi olduğu vakit, sağlıklı bir şekilde yönetilebilir. İkinci olarak taze nakit girdisi sağlamamız gerekiyor ki bu ortamda baktığımızda bunu sağlayacak unsur kredi limitlerinin kullandırılması olarak gözüküyor. Şirketlerin normal şartlarda sahip olduğu kredi limitleri var, bu kredi limitlerimizi bize kullandırsalar, bizim herhangi başka bir isteğimiz yok. Normale dönmek için taze nakit girdisine ihtiyaç var, onaylanmış kredi limitlerimiz hayata geçerse, sektör olarak biz bunu döndürürüz diyoruz. Tabi ek paketlerde sağlanırsa memnun oluruz. Burada, öncelikli sektörlerin tespit edilmesi gerekiyor. Ana gelir kaynağımızı oluşturan sektörlerden bir tanesi turizm, bu sektörün hareketlenebilmesi için yurt dışından ve yurtiçinden misafirlerimizin taşınması gerekiyor. Burada da ana taşıyıcı rolünü de havayolu taşıyıcıları üstleniyor. Türkiye geçen yıl 50 milyon yabancı turist ağırladı ve ülkemiz 30 milyar doların üstünde turizm geliri elde etti. Bu yıl bu rekoru kıracağımızı düşünüyorduk ama maalesef bu süreçle karşılaştık. Bu yıl için örneğin, 25 milyon turistin karayolu, deniz ya da demiryolu ile getirmeye çalışsanız buna ne yol ne liman ne de tren garı yetmez. O gözle baktığımızda havacılık çok önemli. Ama havacılığı biz korumazsak, Türkiye`de havacılık güçten düşer, zayıflar ve Türkiye’de yabancı taşıyıcılar yoğunlaşmaya başlarsa bu, Türkiye’de üretilen katma değerin belli bir kısmının, yurtdışına çıkmasına neden olacaktır. Türk havacılığının, Türk turizmi için çok önemli olduğunun altını çizerken, havacılığın yaşamasını sağlamak da Türk turizminin yaşamasını sağlamak kadar önemli bir unsur haline geliyor.

Muhammed Yılmaz: Pegasus Havayolları`nın bünyesinde yaklaşık 6000 kişinin üzerinde çalışanınız var ve birçok çalışanınız belki de bizi nasıl bir gelecek bekliyor diye düşünüyor ve şirketin bir numaralı isminden duymak istiyor? ücretli ve ücretsiz izin ve işten çıkarmalar gibi konularda Pegasus çalışanlarına ne söylemek istersiniz onları nasıl bir gelecek bekliyor?

Mehmet Nane: Onlara bugün (1Nisan 2020) 4 buçuk dakikalık bir video mesajla mesajlarımı net bir şekilde ilettim. O yüzden Pegasus çalışanlarının şu an itibariyle bu konuda herhangi bir tereddüt yok. 23 Mart`tan itibaren home ofis olarak çalışmaya başladık. Home ofis çalışma sürecimiz 31 Mart`a kadardı. Dün sanal olarak icra kurulumuzu topladık ve icra kurulumuzda aldığımız karar neticesinde 17 Nisan’da tekrar gözden geçirmek üzere home ofis olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu arada devletimizin bize istikrar kalkanı projesi kapsamında sağladığı desteği kapsamında, kısa süreli çalışma ödeneğimiz var, buna başvurumuzu yaptık geçen hafta itibariyle, bunun çıkmasını bekliyoruz. 6545 çalışanımızdan bir tanesini bile kaybetmeden bu krizden çıkmak ve geleceğe dün nasıl umutla bakıyorsak yarında aynı şekilde umutla bakmak istiyoruz. Hiçbir çalışanımızın işini kaybetmemesi için bize tanınan tüm imkanları kullanıyoruz. 2020 yılında yapmamız gereken zammı da çalışanlarımıza yaptık. 2019 yılından dağıtmamız gereken primleriniz varsa çalışanlarımıza bunları da dağıttık ve burada özveri yapmak gerekiyorsa, biz ekip arkadaşlarımızla bunu konuştuk, kısa çalışma kapsamında devlet bizi kompanse edeceği için o açıdan rahatız, önümüzdeki 3 ay için en azından bu ödenekten, başvurumuz sonrası yararlanma şansımız olursa, burada maddi hiçbir kaybımız olmayacak. Üst yönetim olarak, ilk etapta ben, arkadaşlarıma örnek olmak için 3 ay maaş almadan, ücretsiz izin talep edeceğimi, ama işe geleceğimi beyan ettim ardından icra kurulu üyelerimiz de bu davete icabet ettiler. İcra Kurulu ve üst pozisyonlarda yer alan arkadaşlarımız maaş zammı da istemediler ve biz bu sene maaş zammı da almadık. Bütün bunlar tabii ki sembolik, elimizi taşın altına koymanın bir göstergesidir, bu günleri hep birlikte aşacağız.

Muhammed Yılmaz: Uçuş akademinizde eğitimine devam eden kursiyerler pilotları ve 2020 yılında bu akademiye başvurmak için gerekli hazırlıkları yapanları nasıl bir gelecek bekliyor? Aynı şekilde Pegasus`ta başka birimlerde görev yapmak isteyenler içinde ne söyleyebilirsiniz?

Mehmet Nane: Başlattığımız bu programı Cadet olarak adlandırıyoruz. İki farklı Cadet programımız var. Yurtdışında ve Türkiye`de öğrenci kardeşlerimize eğitim aldırdığımız iki farklı Cadet programımız var. Türkiye’de eğitimlere ara verildiği için, burada eğitim alan kardeşlerimizin, eğitimlerine ara vermek zorunda kaldık. İrlanda’da eğitim alan 40 tane kardeşimizin eğitimleri ise orda devam ediyor

Bu sene 16 tane uçak alacaktık. Bu uçaklardan iki tanesi gelmişti önümüzdeki hafta içinde 3 tane daha gelecek, teslim almaya devam ediyoruz. Airbus’un Hamburg’tan gelecek uçaklar, Almanya hava sahası kapalı olduğundan, Airbus’ın oradaki kendi hava meydanında bizim adımıza teslim alınmış olarak bekleyecek (e-teslimat yöntemiyle 22 nisanda üç uçak teslim alındı), hava sahası açıldığında da bu uçakları ülkemize getireceğiz. Biz uçaklarımızı almaya ve büyümeye devam edeceğiz. Bu krizin diğer krizler gibi geçici olacağını, ilelebet devam etmeyeceğini öngördüğümüz için ülkemizin dinamikliğine, ülkemizin büyüme potansiyeline ve ülkemize inandığımız için yatırımlarımızı yapmaya, istihdam yaratmaya ve ülkemize turist taşımaya devam edeceğiz.

Muhammed Yılmaz: O zaman pilot adayları ve bu programa girmek isteyenler için süreç devam ediyor.

Mehmet Nane: Tabii ki süreç devam edecek, yeter ki uçmaya başlayalım. Türkiye’de 35 noktaya yurtdışında ise 43 ülke ve 75 noktaya toplamda 112 noktaya uçuyoruz. Standart olarak uçtuğumuz noktalar, açılmaya başladığı anda biz tekrar istihdam yaratmaya devam edeceğiz.

Muhammed Yılmaz: Havayolu ve havalimanlarının dışında uçak imalatçıları da bu salgından büyük darbe aldı. Birçok havayolu siparişlerini erteleme ya da iptal etmek için başvuruda bulundu. Bu da imalatçının tüm üretim programını etkiledi. Airbus tarafı ile kontrata bağlanmış ciddi bir üretim planlamanız var. Airbus’a üretim ve teslimat programlarında bir değişiklik talebiniz oldu mu şu ana kadar? Ya da bundan sonrası için böyle bir planlamanız var mı?

Mehmet Nane: Gidişatı öngörmek için üreticinin hangi zamanda hangi üretimi yapacağını bilmemiz gerekiyor. Biz ötelemeden ziyade, üreticinin zaman planına uyumunu teyit etmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki hafta gelecek uçaklar, mart ayında teslim edilmesi gereken uçaklardı. Şimdiden bir aylık gecikme var.

Muhammed Yılmaz: 2019 yılının sonunda da bir teslimat sıkıntısı olmuş ve teslimatlar ötelenmişti.

Mehmet Nane: 2019 yılında beş uçağımızın gelmesi gerekiyordu ama 2020’ye kaldı. Dört uçağımızın teslimatı ise 2021 ve sonrasına kaydı. Türkiye’de iş dünyasında nasıl yavaşlama olduysa Avrupa’da ve Dünya’da bir yavaşlama var. Bu süreçten üretim bantları da aynı şekilde etkileniyor. Biz Airbus’un mart başı bize verdiği teslim tarihleriyle, içinde bulunduğumuz süreç sonrasında yeni teslim tarihlerinin netleşmesini istiyoruz. Buna göre nasıl bir pozisyon alacağımızı ve ne yapacağımızı beraber kararlaştıracağız.   

Muhammed Yılmaz: Şu anda uçaklarınızın tamamı yerde değil mi?

Mehmet Nane: 84 tane uçağımız var. 84 uçağımızın iki tanesi leasing şirketlerine iade edilmek üzere şu an bekliyor. Bu uçaklardan iki tanesi yurtdışında bakımda bulunuyor. 80 tanesi de yurtiçinde park pozisyonunda.

Muhammed Yılmaz: Yurt içindeki 80 uçağın tamamını Sabiha Gökçen`de mi park pozisyonunda?

Mehmet Nane: 62 tanesi Sabiha Gökçen`de park pozisyonunda, 18 tanesi yurdun değişik havalimanlarında. Bizim ana limanlarımız; Ankara, Izmir, ve Antalya, 2 tane de Adana`da var. Tüm uçaklar 4 tane hava meydanına dağılmış vaziyette.

Muhammed Yılmaz: Sabiha Gökçen Havalimanına dönelim istiyorum. 2014 yılında ihalesi yapılan ve 2015`te yapımına başlanan ikinci bir pist var. 1 Nisan 2020 tarihinde, önümüzde pistin hala hizmete başlamadığı bir tablo var. Pegasus olarak Sabiha Gökçen’deki operasyonların %65’ini siz gerçekleştiriyorsunuz ve burası sizin eviniz olarak kabul ediliyor. Bu pist tamamlandığında hem operasyonlarınız artacak hem de havalimanının kapasitesi artacak, rahatlayacak ve ülkeye daha fazla döviz girdisi sağlanacak. Siz bu pistin bir türlü tamamlanmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mehmet Nane: Biz burada operasyon yapan ve meydanı kullanan bir firma olarak pistin bir an önce yapılmasını temenni ediyoruz. Bize resmi olarak 2020 Kasım ayında pistin devreye alınacağı belirtildi. Kasım ayında yeni pistimiz de hazır olduktan sonra iki pist üzerinden operasyonlarımız devam edecek.

Muhammed Yılmaz: Bu süreçte, ilk pistin de bakıma alınacağı ve 6 ay sürebilecek bir bakımın başlayacağı ve dolayısıyla ikinci pist hizmete başlasa bile sadece ikinci pist ile tek pistlik operasyon yapılacağı da söyleniyor.

Mehmet Nane: Sabiha Gökçen, bu kapalılık sürecinden de yararlanarak, işletici şirket, bu bakımları yapmak üzere bazı girişimlerde bulundu. Bu kapalılık sürecini, oradaki ek süre yerine kullanmayı ve iki pist faal olduğunda, iki pistin birden faaliyete geçmesini sağlamak üzere gerekli altyapı çalışmalarını başlattılar.

Muhammed Yılmaz: Son olarak havacılık sektörüne dair genel bir soruyla bitirmek istiyorum. Korona krizi sonrasında havacılık endüstrisinde pek çok kuralın değişeceği düşünülüyor. Biliyorsunuz bugün havacılıkta norm haline gelen pek çok şey 11 Eylül saldırılarının sonuçları ve yansımalarıydı. Korona krizi bittikten sonra havacılık endüstrisini nasıl görüyorsunuz, neler değişecek? Biliyorsunuz iflaslar çok konuşuluyor çeşitli konsolidasyonlar olmasının elzem hale geldiği bir tablo olduğu söyleniyor. Özellikle Avrupa merkezli çok sayıda iflasın yaşanacağı da öngörülüyor, Korona sonrası havacılık endüstrisi dediğimizde Mehmet Nane nasıl bir gelecek projeksiyonu çizebilir?

Mehmet Nane: Burada Devletlerin tutumları çok önemli ama maalesef istenmeyen birtakım olayların olacağını da görmemek elde değil. Nitekim birçok devlet kendi havayolu şirketlerine destek olabilmek için yardım paketi açıkladı, hemen hemen tüm Avrupalı ülkeler, kendi havayolu şirketlerine özel olmasına rağmen destek olacaklarını net bir şekilde söyledi. O yüzden de bütün bu paketlerin sonucunda nasıl bir yapılanma olacak, yapılacak destekler o havayollarının ayakta kalmasına yetecek mi yetmeyecek mi? Operasyonlar başladıktan sonra görebileceğiz. Şu an söyleyeceğimiz her şey spekülasyon olacak. İnşallah bu yardım canlandırma paketleri uygulamaya geçsin, piyasa düzelsin sonra ne olacağını hep birlikte göreceğiz diyorum.

Muhammed Yılmaz: Keyifli ve bilgilendirici bir sohbet olduğunu düşünüyorum. Umarız ki izleyenler de kafasındaki pek çok soruya, doğrudan sizden cevap almış olacak, vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum. İnşallah hem sektörün hem de ülkemizin ve küresel olarak tüm dünyanın genel olarak daha normalleştiği, eski günlerimize kavuştuğu bir gün de yeniden daha keyifli bir sohbet yapmak dileğiyle.

Mehmet Nane: İnşallah ben de inanıyorum o günler gelecek. Yeter ki biz birliğimizi dirliğimizi, ruhumuzu kaybetmeyelim, umudumuzu kaybetmeyelim, çok teşekkür ederim…


146. Hava Ulaşımını Kolaylaştırma Komitesi (HANKOK) toplantısı gerçekleşti
Türkiye`nin ICAO Daimi Temsilciliği, Uluslararası Arenada Temsilde Önemli Sorumluluklar Üstleniyor
Airbus Sürdürülebilir Havacılık Yakıtlı Uçak Teslimatlarına Başladı
ONUR, INDRA Navia ile Yaptığı İşbirliği ile NORMARC ILS/DME Sistemlerini Türk Havalimanlarına Geri Getiriyor
Copyrights © 2019 All Rights Reserved by Aviation Turkey.